Giresun Ekspres - Giresun'un En İyi Gazetesi Giresun Ekspres - Giresun'un En İyi Gazetesi Giresun Ekspres - Giresun'un En İyi Gazetesi
     

Bugün
20 Co
Yarın
21 Co

 

Diğer Röportaj Haberleri 
   Özgürlük ve demokrasiye 'EVET'
   "Hayır dersek ülke kurtulur"
   Olgun Peker ile dobra dobra…
   "Büyük kayıp, ihanet, şanssızlık..."
   “Laf değil, hizmet üretin”
    Ödenekler Keşap'ı teğet geçti
   Yatırımlar kesintisiz devam edecek
   İlkemiz; “Uzlaşı siyaseti”
   “Başkan Aksu hizmette yetersiz”
   “Sağlığınız için hizmetinizdeyiz”
   “Hedefimiz uzun soluklu hizmet”
   “Aranılan kriterleri taşıyorum”

 

 “Laf değil, hizmet üretin”

02.05.2010 20:12:08
İktidarın gücünü elinde bulunduran Giresun AKP  yöneticilerine CHP Giresun İl Başkanı Aykut Gezmiş şu serzenişte bulundu;

"Laf değil, hizmet üretin. Kısır çekişmelerle uğraşacak zamanımız yok!"

CHP Giresun İl Başkanı Aykut Gezmiş ilimizde yaşanan mayınlı terör olayının hükümetin açılım politikasından cesaret alan terörizmin yaygınlaşmasının bir örneği olduğuna dikkat çekti ve henüz daha ne olduğu, içeriği bilinmeyen açılımın terörü daha da cesaretlendirdiğine vurgu yaptı. Hükümetin bu anlamda basiretsiz bir politika uyguladığına işaret eden Gezmiş, benzer tabloların AKP'li yerel kadrolarda ki çalışmalarında da çok net görüldüğünü söyledi. Giresun İl Özel İdaresi'nde yaşanan kısır çekişmenin bu tanımlamaya yerinde bir örnek olduğunu kaydetti ve AKP’li yöneticilere şu uyarıda bulundu;

“Giresun halkı sizden laf değil, hizmet bekliyor. Sizler iktidarı yani gücü elinizde bulunduruyorsunuz. Bu gücünüzü içinizde bir birinizi yok ederek değil, Giresun için hizmet yapma noktasında kullanın.”

Giresun sorunlarına ve gündeme ilişkinde gazetemize değerlendirmelerde bulunan Gezmiş, AKP'nin uyguladığı yanlış politikalar neticesinde Fiskobirlik'in kaderine terk edildiğini ve iflasa sürüklendiğine dikkat çekti. Daha önce benzer örneğinin Seka'nın Milda ya satışı sonucunda yaşatıldığına dikkat çeken CHP Giresun İl Başkanı Aykut Gezmiş biz olsaydık, satmak yerine mevcut arsaları en iyi şekilde değerlendirirdik dedi. 

  

AYDENİZ:  Giresun'un Dereli ilçesinde yaşanan terör saldırısına ilişkin düşünceleriniz neler?

GEZMİŞ: Daha önce birkaç kez yaşanan terör saldırılarının ardından ilimizde ilk kez mayınlı saldırının yapılmış olması terörün daha da cesaretlendiğini gösteriyor. Yanlış politikalar sonucunun bir gelişmesi olarak düşünüyoruz bu hain saldırıyı. Habur sınır kapısında şenliklerle, şölenlerle yapılan karşılamaların açılım gibi içi boş, doldurulmayan, ne olduğunu daha henüz kimsenin bilmediği yanlış politikaların sonucunda cesaretlendiklerini görüyoruz. Ve bu cesaret sonucu devletine, milletine bağlı Giresun gibi bir yerde uygulamaya geçmelerinin tesadüf olmadığını düşünüyorum. Giresun bilindiği gibi bu konuda her zaman önde giden kahraman bir ildir. Burada bile yapıyoruz demek için yapıyorlar belki de bunu. Bilinmelidir ki asla hedeflerine ulaşamayacaklar. 

AYDENİZ: Bu anlamda hükümetin açılım politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

GEZMİŞ: Özetiyle tamamen bir fiyasko.. Bir yıldır açılım konuşuluyor. Açılamayan, anlatılamayan bir açılımdan bahsediliyor.  Ne olduğunu, içeriğini hiç kimse bilmiyor. Terörün arttığı, bölücü başının sık sık gündeme gelmek için fırsat bulduğu bir ortam bu. Ülkemiz için hiçbir yararı yok. İçeriği olmayan bir açılımın ülkemiz için yararı olur mu? Yararı olmayan bir politikanın gündemde ne işi var? Siyaset ülkeye fayda sağlar ancak bu açılım ülkeye fayda sağlamaz.

AYDENİZ: AK Parti belediye meclis üyesi Av. Sabri Öztürk Giresun Belediyesinin şu anki mevcut borcunun 32 milyon 375 bin 957 TL olduğunu söyledi. Ve belediyenin 9 ayda 12 milyon 206 bin TL'lik bir borç yaptığını ifade etti. Hatta bunu ben değil, CHP'nin imzasını taşıyan meclis denetleme raporu söylüyor şeklinde basın açıklaması yaptı. Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu ise Av. Sabri Öztürk'ün açıklamasının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Siz bu konuda neler söyleyeceksiniz, burada doğru olan nedir?

GEZMİŞ: Bu konuda belediye başkanımız gerekli açıklamayı yaptığı halde arkadaşlarımız ısrarla rakamları çarpıtıyorlar. Yanlış telaffuz ediyorlar. Ağustos 2009 yılında personel ihalesi ve atıkların toplanma ihalesi yapıldı. Bu ihalelerin birinin süresi iki yıl, diğerinin süresi ise 48 ay. Biz ihalemizi Ağustos ayında yaptık. 32 milyon lira borç şu anki borç değil. 48 aylık ihaleyi de kapsayan bir borç. Dolayısıyla 48 aylık ihalenin dört ayı geçmiş, 44 ayı daha geride. Söz konusu borç tahakkuk etmemiş, 44 ayı tamamlanmamış bir borç. Bu borcu nasıl şu anki bir borç gibi gösterebilirsiniz? Burada teknik bir hata var. Bu konu mecliste de gündeme gelmiş ve gerekli açıklama yapılmış. Denetleme raporundaki 32 milyon olarak gösterilen borç bu güne ait bir borç değil. 48 ay sonrasına ait olarak gösterilen bir borç. Vadesi gelmeyen borçlar kadar, vadesi gelmeyen alacaklarda var. Bunu da göz önüne aldığımızda o zaman belediyenin hiç borcu olmuyor.

AYDENİZ: AKP'li meclis üyeleri bunun bilincinde mi?

GEZMİŞ: Onlar zaten söz konusu borcun bu şekilde olduğunu biliyorlar. Sanıyorum bunu kasıtlı yapıyorlar. Kendilerince politika yapıp gündem oluşturmaya çalışıyorlar. Daha önce de bildiğiniz gibi Cumhuriyet Parkı'nda yer alan mescit konusu da aynı şekilde çarpıtılmış ve mescit yıktı iftirasının arkasından siyaset yapmaya çalışılmıştı. Halkımız zaten onların vaatlerini dikkate alıyor olsaydı onları seçerdi. Mescidin bulunduğu alan konum itibariyle uygun değildi. Biz bunun bilinciyle mescidin yerini değiştirdik. O dönem  “CHP mescit yıktı” iftirası atıldığı gibi şimdi de rakamları çarpıtıyorlar ve buradan siyaset yapmaya çalışıyorlar. 29 Mart 2009-29 Mart 2010 arasındaki 365 günlük süreç baz alındığında 26 milyon borç ile devralınmış Giresun Belediyesinin şu anki toplam borcunun 19 milyona düştüğünü görürsünüz. Bir yılda 7 milyon lira civarında borç azaltıldı, bunu neden konuşmuyorlar? Gerçek rakam budur.

Siyasetçilerin direk kamuoyu önünde bürokratlarla polemiğe girmelerinin doğru bir tavır olmadığına dikkat çeken Gezmiş, bu tarz davranışlar seviyeyi düşürür, siyasette seviyeyi düşürmemeliyiz şeklinde görüş belirtti.

AYDENİZ: Giresun İl Özel İdaresinde neler oluyor dersem, nasıl bir açıklamanız olur? Size göre İl Özel İdare Genel Sekreteri Cumhur Melikoğlu'nun bu denli üzerine gelinmesinin ve istenmeyen adam oluşunun ardındaki esas gerçek nedir?

GEZMİŞ: Siyasetçilerin bürokratlarla direk kamuoyunun gözü önünde uğraşmaları doğru bir tavır değil. Bürokratların atanması ayrı bir konudur, bürokratlarla uğraşmak apayrı bir durumdur. Hata yapan, suç işleyen, görevini kötüye kullanan bir bürokrat varsa zaten bu değişir. Bunu kamuoyunun gözü önünde insanları rencide edici şekilde, küçük düşürücü bir tarzda yapmak yanlıştır. Bu seviyeyi düşürür, siyasette seviyeyi düşürmemek lazım. Şu anda Giresun'da AKP'nin yöneticileri ve sözcüleri konumunda bulunan kişilerin siyasi tavrına baktığımızda sürekli bir polemik içerisinde olduklarını görüyoruz. Giresun ve Giresun'un sorunlarını çözmek yerine özensiz, kavgacı, sürekli haklı çıkma içgüdüsü ve psikolojisiyle hareket ediyorlar. Bu tarz polemik siyasetin ilimize hiçbir kazancı yoktur. Onlar emir eri gibi bir bürokrat istiyorlar. Bürokratlar üzerlerinde siyasi baskı hissetmedikleri takdirde daha iyi hizmet üretebileceklerdir.  Baskı, tehdit ve zulümle bürokratların tedirgin olacağını, hizmet üretemeyeceğini ve tüm bu dayatmaların ilimize hiçbir yararı olamayacağını daha önceki dönemlerde gördük. Ve yeniden aynı tabloyu görüyoruz. Bu tarz tutum ve yaklaşımlar Giresun'a hiçbir yarar sağlamayacaktır aksine bu tablodan Giresun zarar görecektir. O nedenle hizmet ön planda olmalı ve mutlaka Giresun lobisi oluşturulmalı. Giresun'da büyük işsizlik sorunu var. Çözülmeyen, çözüm bekleyen önemli sorunlarımız var. Ve bu sorunlar ivedilikle çözülmeli. Kısır çekişmelerle uğraşacak zamanımız yok.

AYDENİZ: Hükümet hummalı bir şekilde Anayasa değişikliği üzerinde çalışıyor. Sizin bu konuya bakış açınız nedir?

GEZMİŞ: Anayasa; milletin, ülkenin ve devletin anayasasıdır. Değiştirilmek isteniliyor. Biz değişmesin demiyoruz. 82 anayasasının doğru bir anayasa olduğunu söylemek mümkün değil. Değiştirilecekse bu değişme neden gerekli ve neleri değiştirmemiz gerektiği konusunda birlik olalım istiyoruz. Bunu birlikte yapmalıyız. Burada bir birliktelik yok sadece tek adamın, başbakanın istediklerini yapan bir AKP grubu var. Kendi içlerinde demokrasi yok,  eleştiriye yer yok. Tek bir kişinin düşüncesini gerçekleştirmeye çalışan AKP grubu var. Ülkeyi, halkı temsil eden diğer siyasi partiler bu işin içinde mi? Hayır değil. Türkiye'nin hukuk devleti ilkesini ortadan kaldırmaya yönelik, içerisinde süsler ve çiçekler bulunan bir zehir tabağı sunuluyor. Bunu görmemiz lazım. Biz ortaya sunduğunuz tabağın içerisinde zehir var diyoruz onlar hayır bunun içerisinde çiçekler, süsler var diyorlar. Biz onlara gelin bu işi birlikte yapalım dedik. Kabul etmediler. Hukuk sisteminin bağımlı hale gelmesini uygun bulmuyoruz. Daha bağımsız hale gelmesini uygun görüyoruz. Hukuk sisteminin temeli değiştirilmeye çalışılıyor. "Türkiye bir hukuk devletidir" ilkesi yara alacak. Konuyu Anayasa mahkemesine götüreceğiz ve iptali için elimizden geleni yapacağız. Burada çok ilginç bir konu oluştu; ilginçtir ki AKP ve BDP parti kapatma konusunda aynı noktada buluştular. Partiler neden kapatılır; Türkiye Cumhuriyeti devletini bölmeye yönelik eylem yaptıkları için.  Böyle bir düşünceniz var ki bunu zorlaştırıyorsunuz düşünülebilinir. AKP ve BDP'nin bu noktada uzlaşıyor olması oldukça düşündürücüdür. Dikkat ederseniz sadece bu konuda ortak hareket ettiler. Başka bir konuda ortak hareket etmediler. Devleti yıkmaya yönelik bir parti varsa bu parti mutlaka kapatılmalı. Bunu da gerçekleştirecek olan Anayasa mahkemesidir, meclis değil. Diyelim ki çoğunluğu sağlayan bir parti suç işledi, soruyorum size kendi kendisini kapatır mı?

AYDENİZ: AK Parti il başkanı Mehmet Geldi İl Özel İdare Genel Sekreteri Cumhur Melikoğlu'nun görevden alınması konusunda tek engelin Vali Mustafa Yaman açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Geldi'nin açıklamasına AKP'li vekiller tepki gösterdiler ve Geldi'nin maksadını aştığını ifade ettiler. Bu durumda Mehmet Geldi görevinden istifa etmeli mi?

GEZMİŞ:  İki milletvekilinin açıklama yaptığı gün ben olsaydım istifa ederdim. Bu kadar açık ve net söylüyorum. Çünkü bu bir siyasi skandaldır. Sayın Geldi,  kamuoyuna milletvekilleri adına milletvekillerinin görüşlerini açıklamıştır. Sayın Geldi'nin “Milletvekillerimiz ve teşkilat başkanlarımız Cumhur Melikoğlu'nun görevden alınmasını istiyorlar” açıklamasının hemen akabinde partisine mensup iki tane milletvekili yaptıkları açıklamalarında; “hayır biz bu görüşe katılmıyoruz, genel sekreterimiz ve valimiz ile hiçbir problemimiz yoktur” açıklamasında bulundular.

Sayın Geldi, milletvekillerinin bilgisi haricinde onların adına, onların katılmadığı bir görüşü söylemiştir. Dolayısıyla kamuoyunu yanıltmıştır. Kamuoyuna yanlış bilgi vermiştir. Ve milletvekilleri Sayın Geldi'yi yalanlamıştır. Teşkilat adına konuşan Sayın Geldi, kamuoyuna yanlış bilgi verdiği için o saatten itibaren bana göre il başkanlığı tartışmalı bir hale gelmiştir. Bizim temsil ettiğimiz makamlar sürekli dolduracağımız makamlar değildir. Şehrimize, ülkemize fayda sağlamak adına temsil ettiğimiz makamlardır. Temsil ettiğimiz makamlarda yaptığımız hatalar bazen bizim siyasi hayatımızın bitmesine neden olur. Sayın Mehmet Geldi'nin böyle bir skandaldan sonra bana göre etik olarak görevini bırakması gerekirdi. Halen görevini sürdürmektedir. Bunun değerlendirmesini kamuoyuna bırakıyorum.

AYDENİZ: Bir il başkanı hangi kriterleri bünyesinde barındırmalı?

GEZMİŞ: Ben siyaseti fayda ilkesinden hareketle bana verilen görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum. Siyasetçiler insan bazlı olarak ülkelerine, bulundukları şehre, dünyaya hizmet ederler. Daha iyi yaşam kalitesi oluşturmaya çalışırlar ve hizmet ederler. Bende bu amaçla buradayım. Giresun'un çok ciddi boyutlarda sorunları bulunmaktadır ve ciddi oranda kayıpları vardır. Bırakın gelişmeyi sürekli gerek işsizlik yönünden olsun, gerekse tarım yönünden olsun, Giresun her yönüyle kaybeden bir şehir olmuştur. Hedefleri ve projeleri küçültülmüştür. Hizmet beklenen iktidar partisinin yöneticileri de böyle zafiyet içerisinde olunca Giresun'a hizmet getirmeyi konuşamaz duruma geliyoruz. Süratle iktidar partisi yöneticilerinin hizmet konusunda atağa geçmeleri gerekmektedir. Onları uyarıyoruz, bu konunun takipçisi olacağız. İktidar partisindeki hiçbir yönetici Giresun'a hizmet getirmeyi konuşmuyor. İşsizlik ilimizin en önemli sorunlarının başında yer alıyor. Bu sorunun nasıl çözüleceğine ilişkin hiç kimse görüş belirtmiyor. Biz bunu iliklerimize kadar hissediyoruz öyle ki, gerek partimizde olsun, gerekse sokakta-caddede insanlar sürekli bizden iş istiyorlar. Bu anlamda büyük bir dram yaşanıyor. Kısır tartışmalardan uzaklaşıp, süratle Giresun lobisi oluşturulmalı şehirde işsizliği çözecek hamleler yapılmalıdır. Vizyon sahibi ve başarılı bir yönetici pozisyonuyla bu sorunlar aşılabilir. Giresun'da şu anki mevcut AKP kadrolarının bu anlamda yetersiz olduğunu üzülerek görüyorum.

AYDENİZ: Giresun AKP temsilcileri Giresun Belediyesinin bir yıllık icraatlarını özetle fiyasko olarak nitelendiriyorlar. İl başkanlığı döneminiz öncesinde Giresun Belediye Başkan Vekilliği görevini yürüttünüz. Bu işin içerisinde yer aldınız. Bu anlamda fiyasko tanımlamasına ilişkin nasıl bir açıklamanız olacak?

GEZMİŞ: Halkın %47 oy verdiği bir belediye başkanını daha üzerinden bir yıl geçmeden bu denli karalamaya çalışmalarını etik bulmuyorum. Büyük bir sel felaketi yaşanmış bir şehirde bu tarz söylemlerin oluşması, siyasetçilerin sokak ağzı tabiriyle hareket etmeleri hiç hoş değil. Siyasetin seviyesini düşürmemek gerekir. Sanki beş yıllık süreç içerisinde AKP belediyesinde çok işler yapılmış gibi, 8 yıllık AKP iktidarında çok büyük hizmetler yapılmış gibi amiyane tabirlerle eleştirmek kısır çekişmedir. Bu konuları bırakalım, iş üretelim. Temsil edilen bu makamlar boş laf yeri değildir. İşsizliği çözsünler, işsizliği. Rakamları çarpıtmakla, halkı galeyana getirmekle bu işler olmuyor. Belediye meclisinde bir yıldır iyi niyetle çalışıyoruz. Belediye meclisinde yapılmayan muhalefetin basın yoluyla gazete manşetlerinde yapılması doğru bir hareket değildir. Eleştiri yeri belediye meclisidir. Kendi içinde mensubu olduğu belediyeyi kamuoyunda küçük düşürmeye çalışmak sanıyorum ki seçimde alınan yenilgiyi hazmedememektir. Bu konularda biraz daha seviyeli olmamız lazım.

AYDENİZ: CHP Giresun İl Başkanlığı görevinizde henüz çok yeni olmanıza rağmen siyasetin içerisinde hep yer aldınız. Bu anlamda oldukça deneyim sahibisiniz. Hedefleriniz neler, nasıl bir çalışma yürüteceksiniz?

GEZMİŞ: Hızlı bir örgütlenme yapacağız. Eksik olan örgütlerimiz var bunları hızla tamamlayacağız. Partimiz bir çekim merkezidir, partimiz bir umuttur. Önümüzdeki seçimlerde iktidar olacağız. Ülkeyi ve şehri yönetmeye talibiz. Bunu yapacak güçlü kadrolara sahibiz. Söz veriyoruz; kavga ve kısır çekişmeler yerine hizmet üreteceğiz. Bunu başaracak yetiye sahibiz. Hedefimiz Giresun'da milletvekilleri çıkarmak. Bunu da genç, dinamik, vizyon sahibi insanları, gençleri ve bayanları partimize katarak örgütümüzü dinamik hale getirerek başaracağız. 

AYDENİZ: Vekiller dediniz bu anlamda bir rakam telaffuz edebilir misiniz?

GEZMİŞ: Ne kadar çoksa o kadar çok.

AYDENİZ: Siyasetteki hedefiniz nedir?

GEZMİŞ: Başarılı bir il başkanı olmak..

AYDENİZ: Ötesi?

GEZMİŞ: Zaman ne gösterir bilinmez. Siz görevinizde başarılı olursanız partililer ve halk sizi uygun gördüğü yere taşırlar.

AYDENİZ: Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu'nun seçimlerde milletvekilliğine aday olacağı konuşuluyor. Bu söylentilerin doğruluk payı nedir?

GEZMİŞ:  Sizin de telaffuz ettiğiniz gibi sadece söylentiden ibaret.

AYDENİZ: Size göre Seka Aksu Kağıt fabrikasının Milda'ya satılması yerinde bir karar mıydı?

GEZMİŞ: Seka zarar ediyor diye tüm borçlarını sıfırladılar ve işçilerin tüm özlük haklarını da devletin üstüne alarak Seka'yı sattılar. Satılma gerekçesi ise; burası zarar ediyor, devlet daha fazla zarar etmesin idi. Seka satılınca kar mı edildi? Onca insan işinden oldu öyle ki onlar özlük hakları olan ve yüksek maaş alan işçilerdi. Onların yerine asgari ücretli ve özlük hakları olmayan işçiler getirildi. Seka 3 milyon dolara Milda'ya satıldı. Söz konusu paranın bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ödenmediğini biliyoruz. Hala ödenecek olan taksitlerin bulunduğunu biliyoruz. Bunun yanında hurda satışları yapıldı. Fabrika çalıştırılacaktı, bir süre çalıştırıldı. Bu süreç içerisinde ne vergi dairesine, ne SSK'ya, ne Tedaş'a, ne belediyeye, ne de işçilere para ödenmemiş. Fabrika çalışmış ürettiğini satmış, para kazanmış. Hiçbir gideri de ödememiş. Bu borçlar şimdi büyümüş 35 milyona yaklaşmış, o kadar borçla fabrikanın çalışması durdurulmuş. Şimdi özelleştirmenin mantığına bakın; zarar ediyor diye fabrikayı satıyorsunuz, kar edecek sanıyorsunuz. Ya sonrasında? İşçi çalışıyor mu? Çalışmıyor. Binlerce kişinin ekmek kapısı olan fabrika kapandı. Seka'yı satın alan özel şirket 35 milyon borçlandı mı, borçlandı. Bu nasıl bir kar? Çoğunu yörenin insanlarının fabrika yapılacak diye bağışladığı 750 dönüm arazi gitti, koskoca fabrika gitti, 8 megavatlık enerji santrali gitti. 35 milyon liralık borç duruyor. İşçiler alacakları nedeniyle fabrikayı haciz etti, fabrikanın iki tane parselini satışa çıkarıyorlar. Tamamen bir fiyasko.  Fiyasko işte budur. Burada Giresun'un menfaati var mı? Yok. Devletin menfaati var mı? Yok. Menfaat yoktu o halde niçin sattınız? Kimin aldığını, kime yarar sağladığını herkes biliyor. Biz olsaydık ne yapardık? CHP iktidarı olsa ne yapardı?  Seka zarar ediyor mu diyelim, satmazdık. Birkaç milyon dolarlık yatırım yapıp, karlı hale getirirdik. Seka'yı satmak yerine burayı Giresun Üniversitesine, belediyesine yada Özel İdaresine bağışlasaydık daha iyi olmaz mıydı? 3 milyon dolar için mi sattınız burayı? 3 milyon doları da alamadınız, alamadığınız gibi 35 milyonda devlete borçlandırıldı. Satılmayıp, bağışlanılmış olsaydı şu an Giresun'un 750 dönüm arazisi olacaktı. Şu an orası Giresun'un değil, Milda'nın. Burayı batıran Milda. Bu araziyi Milda'ya satmak yerine buraya stadımızı kursaydık, cezaevimizi taşısaydık ya da üniversitemizin bir kampusünü kursaydık ve boşalan mevcut yerleri daha iyi değerlendirseydik ilimizin yararına hizmet etmiş olmaz mıydık? Proje budur. Çorap köyü için tekstilciler bizden 250-300 dönümlük yer istiyorlar. Araziyi bulun biz de 3-5 bin kişinin çalışacağı fabrikalar zinciri getirelim diyorlar. O alanı bu iş için değerlendirseydik işsizlik sorununu önemli ölçüde çözmüş olmaz mıydık? İktidar parti il başkanının ya da iktidar partisi siyasetçilerinin uğraşacağı işler bunlardır. Böyle bir hedefin peşinde misiniz? Yok. Yeni hedefleriniz var mı? Yok. Kültür Sitesinin tamiratını mesele yapıyorsunuz.  Yeni bir kültür sitesi yapma düşünceniz var mı? Yok. Yeriniz ve kaynağınız var mı? Yok. İktidar partisinin gücü elinizde mi? Elinizde. Elli yıllık kültür sitesinin tamiri nitelikli olsa,  insanlarımız sanat ve kültürden yeterince faydalansa ne zararı olur? Anlaşılmaz bir şekilde hizmete karşılar, polemiğe açıklar. 2004-2009 yılları arasında Giresun belediyesi AKP'deydi. İktidarda aynı şekilde AKP'de olduğu halde Bulancak durağının arkasındaki şehrin girişinin istimlakını yapamadılar. Bunun Giresun Belediyesine de bir külfeti olmayacaktı, Karayolları ağına alınabilinirdi. Çok basit bir işlem olduğu halde bunu bile yapamadılar. Şehrin girişini bir keşmekeş olarak bırakıyorsunuz, şehrin girişini düzeltmek yine bize kalıyor. Oranın 4-5 milyon liralık istimlakını da bize bıraktılar. 26 milyon TL borcu bıraktıkları gibi, bu borcu nasıl çözeceksek oranın istimlakını da çözeceğiz. Bu kadar basit bir işi dahi çözemeyecek kadar kendi içlerinde uyumsuz, kavgalı ve hizmet üretmekten uzaklar.

AYDENİZ: Can çekişen önemli kuruluşlarımızdan birisi de Fiskobirlik. Bu konuda ki değerlendirmeleriniz neler?

GEZMİŞ: Gelelim Fiskobirlik'in son durumuna. Şu anda bitik bir konumda. Giresunluların ve fındık üreticilerinin kurduğu FKB'nin, AKP'den önce ve AKP'den sonra olmak üzere iki devri var. AKP'den öncesine bakarsak, parlak bir dönemi vardı. Üreticinin ürününü alan, işleyen ve satan, piyasada yapıcı rol oynayan, devletin eli, üreticinin can kurtarıcı simidi konumundaydı FKB. Sonrasında ne oldu? AKP geldi, Fiskobirlik süratle irtifa kaybetti. Soya fabrikasını sat borcunu öde dediler ki satıldı. Yetinmediler şimdi de arsalarını, binalarını sat borcunu öde deniliyor. Acz içinde bırakılıyor, kaderine terk ediliyor. Dünyada marka olduğumuz bir üründe hükümetin bu denli basiretsiz politikaları olmamalıydı. Fındığımız için milli ürün diyoruz öyle ki dünyada %75'ini biz üretiyoruz. Bu konumda olduğumuz halde söz hakkına sahip değiliz. Bu konumda söz sahibi olma fırsatını elinde bulundurduğu halde belirleyici olmak istemiyorum, siz belirleyin diyen başka bir ülke olamaz. Bunu AKP iktidarında gördük. Fiskobirlik kaderine terk edildi ve iflasa sürüklendirildi. Halkımız müsterih olsun CHP iktidarı döneminde bu sorunların aşılacağını bilsinler ve Fiskobirlik yeniden bizim iktidarımızla eski gücüne kavuşacaktır.

Dış politikada sıfır sorun dediler. Dış politikada sıfır sorun diye bir politika olamaz. Sıfır sorun sürekli taviz demektir. Taviz verir ve geri adım atarsanız sıfır sorun olur. Siz hiçbir konuda mücadele etmez, teslim olursanız hiçbir sorun olmaz. Sıfır sorun yoktur, dış politikada menfaatler vardır. Ülkenin menfaatleri söz konusudur.

AYDENİZ:  Son söz sizde desem,  neler söylemek istersiniz?

GEZMİŞ: Evet, ortada kara bir tablo vardır bunu inkar edemeyiz ancak çözümsüz değildir. Bütün bunların çözümü sandıktadır. Türkiye'nin ihtiyacı olan doğru yönetime, adaletli paylaşıma yön verecek olan bölgeler arası kalkınmışlık farkını ortadan kaldıracak olan, yegane parti CHP'dir.  15 yıl önce biliyorsunuz bir koalisyonda küçük ortaktık. Tabanımız iktidara hazırlanıyor. Partimiz bir çekim merkezi ve umut olmuştur. Son zamanlarda yoğun bir şekilde hızla partimize katılımlar var. Tüm bu olumlu gelişmeler hızla iktidara yol aldığımızın habercisidir. Geçtiğimiz Cumartesi günü ilimizde partimize 50 kişilik bir toplu katılım oldu. Bundan sonra katılımların hızla devam edeceğinin de sinyalini alıyoruz. Büyük bir arzuyla tabanımızın iktidar olmaya hazırlandığını söyleyebilirim. Ülkemizin de CHP iktidarına ve Deniz Baykal'ın başbakanlığına ihtiyacı vardır. Bir başbakan ağzından çıkan lafı bilecek. “Ananı alda git, askerlik yan gelip yatma yeri değildir” gibi sözler bir başbakanın ağzından çıkmamalı.

Halkımız müsterih olsun çözülemeyecek sorun yoktur, sorunların çözüm noktası CHP iktidarıdır. Gazeteniz aracılığı ile tüm Giresun halkına sevgi ve saygılarımı sunuyorum.   

 

AK Parti İl Başkanı Mehmet Geldi'nin, Özel İdare Genel Sekreteri Cumhur Melikoğlu hakkında yaptığı açıklamayı değerlendiren Gezmiş, "Sayın Geldi milletvekillerinin bilgisi haricinde onların adına, onların katılmadığı bir görüşü söylemiştir. Dolayısıyla kamuoyunu yanıltmıştır. Kamuoyuna yanlış bilgi vermiştir. Ve milletvekilleri Sayın Geldi'yi yalanlamıştır. Teşkilat adına konuşan Sayın Geldi, kamuoyuna yanlış bilgi verdiği için o saatten itibaren bana göre il başkanlığı tartışmalı bir hale gelmiştir" ifadesini kullandı

Bu haber toplam 716 defa okunmuştur.
  Yorum Ekle    Sayfa Başı
 Bu habere toplam 1 yorum eklenmiştir.
 K.Çiçek  01.08.2010 09:44:59 
Helal Size 
Koyu bir mhp liyim ancak son dönemde giresunda en iyi çalışan yönetim chp bu yönden kutluyorum.Aksu'yada başarılar Diliyorum 
 
 
 



Sabriye AYDENİZ
Susarak izliyorum sizi..
Asım İNAN
Köprünün hangi ucu selamet?
Kaptan ÇOTANAK
Milli değerimiz Tolga
Ayla GÜREL
Narsistler (Kendini beğenmişler) kaçın yakalanacaksınız..!‏
Haldun DOMAÇ
Adım attık, koşacağız da…
Mesut ERDOĞAN
Kulağınıza küpe olsun
Uğur AKBAYRAK
İlacımız zaman ama yaş ortalaması düşündürücü!
Ufuk KEKÜL
Ne kadar utansak azdır
Hakan ADANIR
Boztekke Kâbusu
Ahmet ÇAVUŞOĞLU
Can’ın yeri
© 2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi Tel-Faks: (0454) 215 35 30 | Destek: iletisim@giresunekspres.com
. . . . . . . . . .